14.02.2009

Anneannem



Yaş 67... isterdim ki çocukluk günlerime geri döneyim.

Ne güzeldi, ne huzurluydu o günler. Anneannemle evde yalnız kaldığımız zamanlar; annemin disiplininden, titizliğinden kurtulur, hürriyetime kavuşurdum. Anneannemin himayesinde evde ne kanun kalırdı ne kural... Hem, koruyucu meleğimdi o, yaptığım yaramazlıklarda anneme karşı... her adımımda arkamdaydı.

Anneannemle evde yalnız kaldığımızda, odamsı küçücük salonumuzda, masa etrafındaki sandalyeleri salonun bir kenarında arka arkaya yatırarak dizer, otobüsçülük oynardık. Anneannem yolcu olurdu yanımda, ben de şoför... Sorardı anneannem "Nereye gidiyoruz?" diye... Ben de "Öbür dünyaya..." derdim. Gülerdi anneannem o tatlı, kucaklayan bakışlarıyla; "Erken değil mi?" derdi.

Benim dünyam bir başkaydı aslında; öbür dünya, öbür yıldızlardı. 1940'lı yılların sonu... Henüz uzay yolculuğu söz konusu bile değildi ama ben otobüsümle yıldızlara gitmeyi hayal ederdim. Çocuk dünyası işte...

İsterdim ki, bugünkü gibi güzel koltuklarımız yerine gene o günkü tahta sandalyeler olsun. Gene onları yatırıp otobüsçülük oynayayım; gene anneannem yanımda olsun. Hattâ tahta sandalyelerden bile vazgeçerdim; yeter ki anneannem yanımda olsun; o nur yüzüyle, o hüzünlü tebessümüyle... bırakmasın beni hiç...

Sana çok ihtiyacım var anneannem...